SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN



Girişimsel Radyoloji bölümlerinde, güncel teknoloji görüntüleme cihazlarının rehberliğinde (ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi, X-ışınları, manyetik rezonans), vücuttaki hemen her organ ya da sistem hastalıklarının tanısı ve tedavisi çoğunlukla cerrahi operasyonlara alternatif olan minimal invazif yöntemlerle (vücutta açılan milimetrik boyutlu kesiler yolu kullanılarak) yapılıyor.

Daha fazla bilgi için: Alo Acıbadem 444 55 44

Girişimsel Radyoloji Bölümü Doktorları


Girişimsel Radyoloji Bölümü Tanı Tedavi Hizmetleri

Girişimsel radyoloji bölümlerinde tanı ve tedavi aşamalarında şu yöntemler kullanılıyor.

Vasküler Girişimsel Yöntemler

Vasküler yöntemler hem arter (atardamar) hem de venler (toplardamar) ile ilgili girişimleri içermektedir. Genel olarak kalbin atardamar ve toplardamarları (koroner arter ve venler) hariç vücuttaki bütün damarları (aort, bacak, kol, karaciğer, barsak, böbrekler, boyun, beyin vb) ilgilendiren hastalıklar bu yöntemlerle tedavi edilebilmektedir.

Anjiyografi:

Vücuttaki herhangi bir damarın içerisine girerek, kontrast madde yardımı ile yapılan tanısal bir girişimsel yöntemidir. Arter görüntülemesi arteriografi, ven görüntülemesi venografi olarak adlandırılır. Kontrast madde olarak en sık olarak iyot bazlı ilaçlar kullanılmakla beraber CO2 (karbondioksit) kullanarak böbrek fonksiyonu bozuk hastalarda da belli koşullarda görüntüleme yapmak da mümkün olmaktadır.

Balon anjioplasti/stentleme:

Damardaki darlıkların veya tıkanıklıkların çeşitli çap ve özellikteki balonlar yadımıyla genişletilmesi yöntemidir. Balon anjioplastiye ilaveten damar içine kalıcı veya geçici metalik stentler (metal boru ya da kafes benzeri tıbbi protezler) yerleştirilmesi de benzer yöntemlerle yapılabilmektedir. Bu şekilde aort anevrizmaları (damar balonlaşması), diseksiyonlar (damar duvarının yırtılması), vücuttaki herhangi bir damarda oluşan anevrizmalar, bacak-kol-baş-boyun-börek-mezenterik vb damarlardaki darlıklar ve tıkanıkların tedavisi, diyaliz fistüllerinin darlık ve tıkanıklıklarının tedavisi gibi pek çok hastalık minimal invazif olarak iyileştirilebilmektedir. Teknolojik gelişmelere bağlı olarak bu hastalıkların tedavisinde farklı cihazlar geliştirilmiş olup değişik endikasyonlarla kulanılmaktadır; ilaç kaplı balon ya da stentler, kendinden eriyebilen stentler, kumaş kaplı stentler (stent-graft), çok uzun çaplı balonlar, çok geniş çaplı stentler, damar içi ultrasonografi cihazları vb.

Embolizasyon:

Anormal damarlanmanın olduğu bir bölgeyi veya organı besleyen damarları, endovasküler yöntemler ile belli bir amaca yönelik olarak geçici ya da kalıcı olarak tıkama işlemidir. Bu amaçlar arasında tümör tedavisi, kanamayı durdurmak, damar baloncuklarının (anevrizma) tedavisi, organ büyümesini engellemek, büyümüş organ ya da hastalıklı bölgenin küçültülmesi (myom embolizasyonu veya prostat embolşzasyonu), ameliyat öncesi damarlanmayı azaltarak kanama ihtimalini düşürmek, anormal damarlanmayı azaltmak gibi pek çok yöntem yer almaktadır. Bu şekilde hayatı tehdit eden kanamalarda olduğu gibi hayat kurtarıcı işlemler yapılabildiği gibi, cerrahi öncesi, cerrahiye yardımcı ya da cerrahiye alternatif pek çok işlem yapılabilmektedir.

Tromboliz/Trombektomi:

Damar içerisinde oluşmuş pıhtıların yine damar içerisinden ilerleyerek ilaçlar ya da mekanik bir takım cihazlar yardımı ile eritilmesi (tromboliz) ve/veya parçalanarak damar dışını çıkarılması (trombektomi) işlemleridir. Bu sayede damarın beslediği organın fonksiyonu korunabilir ya da oluşabilecek hasarlar azaltılabilir.

Kemoembolizasyon/Radyoembolizasyon:

Özellikle karaciğer ve safra yollarının tümörlerinin tedavisinde yaygın olarak kullanılan bu yöntemler ile tümörü besleyen damarların içerisinden ilerleyerek, kemoterapi ilaçlarını (kemoembolizasyon) ya da çok yüksek miktarda radyasyon içeren zerrecikleri (radyoembolizasyon) tümör yatağına vermek mümkün olmaktadır. Bu sayede hedefte tedavi etkinliği en üst seviyede oluşurken, yan etkiler azaltılabilmektedir.

Diyaliz ve venöz erişim yolları:

Diyaliz amacıyla geçici ya da kalıcı diyaliz kateterlerinin yerleştirilmesi, diyaliz fistüllerinin darlık veya tıkanıklıklarının tedavisi yapılabilir. Ayrıca çeşitli amaçlarla gerekli olan (kemoterapi uygulaması, damardan beslenme ihtiyacı, damardan uzun süreli ilaç uygulaması, kemik iliği/kök hücre nakli vb) merkezi toplar damar kateterleri ya da venöz portlarının yerleştirilmesi görüntüleme eşliğinde yapılabilir.

Vena kava filtre yerleştirilmesi:

Bacaklarda oluşan derin ven trombozlarına bağlı görülen ve ölümcül olabilen pulmoner emboliyi (akciğere pıhtı atması) önlemek amacıyla, vücudun ana toplar damarı olan vena kava damarının içerisine geçici ya da kalıcı olarak filtre (şemsiye) yerleştirilmesi işlemidir. Bu şekilde kanın akışı engellenmezken bacaklardaki pıhtılardan koparak akciğere kaçabilecek pıhtı parçacıkları filtre tarafından yakalanabilir.

Endovenöz lazer/radyofrekans tedavileri:

Bacak yüzeyel toplardamarlarında oluşan yetmezlikler ve bunlarla ilişkili varis hastalıklarının tedavisi, yine damar içinden lazer/radyofrekans yöntemleri ile yapılabilmekte ve hastaların pekçoğu ameliyat olmadan tedavi edilebilmektedir.

Kadınlardaki miyomların tedavisi:

Yıllar boyunca cerrahi olarak tedavi edilen miyomların bir bölümü son zamanlarda anjiografik girişimsel yöntemler kullanılarak ameliyatsız olarak küçültülebilmekte ve ağrı, kanama gibi şikayetler azaltılabilmektedir.

Erkeklerde büyümüş prostat tedavisi:

Prostatı besleyen arterlere yöenlik embolizasyon işlemleri sonrasında prostat hacminde azalma ve hastanın şikayetlerinde düzelme sağlamak mümkün olabilmektedir.

Doğumsal/Edinsel vasküler malformasyonların ve hemanjiomların tedavisi:

Vücudun herhangi bir yerinde oluşan, doğumsal ya da sonradan çeşitli nedenlere bağlı (travma, cerrahi vb) görülen damar yumakları ve bunlara eşlik eden iyi huylu tümörlerin tedavisi, seanslar halinde, damar içi ve damar dışı yöntemlerin birlikte kullanımı ve multidisipliner yaklaşım ile tedavi edilebilmektedir.

TIPS (Transjuguler Portosistemik Şant):

Karaciğer sirozuna bağlı oluşan, mide ve yemek borusu etrafındaki varislerden kaynaklanan hayatı tehdit eden kanamaların ve karın içerisinde biriken suyun (asit) ana sebebi, karaciğere doğru barsaklardan kan taşıyan portal ven denen toplardamardaki basınç yükselmesidir (portal hipertansiyon). Bu etkileri ortadan kaldırmak amacıyla karaciğerin içerisinde yer alan ve normalde birbiriyle iştiraki bulunmayan iki toplardamar arasında köprü kurmak (by-pass yapmak) ve buraya yerleştirilecek bir stent yardımı ile portal vende yükselmiş olan basıncı düşürmek, kanama ve asit gibi siroza bağlı bulguların azalmasına ya da tamamen yok olmasına neden olur. Bu yöntemin kısmi olarak karaciğer fonksiyonlarında iyileşme yapma ihtimali de mevcuttur.

Yabancı cisim çıkarılması:

Damar içerisine yerleştirilirken ya da yerleştirildikten sonra, olması hedeflenen alandan daha başka yere doğru ilerleyen bazı cisimlerin (pekçoğu tıbbı malzeme olmak kaydıyla), damar içerisinde çeşitli kementler yardımıyla yakalanarak vücut dışına çıkarılması işlemleridir. Çoğunlukla venöz portların ya da çeşitli kateterlerin kopması ya da kırılması sonucu, ya da bazı endovasküler malzemelerin (stent, balon, mikrosarmal vb) yer değiştirmesi sonucu görülür. Genellikle bu işlemlerin alternatifleri odukça büyük ve riskli cerrahi işlemlerdir.

Kronik pelvik ağrı ya da varikosel tedavileri:

Karnın alt bölgesindeki (pelvis) toplardamarların genişlemesi sonucu üreme veya cinsel fonksiyonlarda oluşan çeşitli bozukluklar, bu toplardamarlar içerisine girilerek yapılan embolizasyon işlemleri sonucunda iyileştirilebilmektedir.

Venöz örnekleme:

Endokrin sisteme ait organlarda (böbrek üstü bezi, pankreas, hipofiz vb), yeri görüntüleme yöntemleri ile net olarak belirlenemeyen ve hormon salgılayan tümörlerin yerini belirlemek amacıyla, hormonun salgılandığı toplardamarlar içerisinden kan örnekleri alınması işlemleridir.

Non-Vasküler Girişimsel Yöntemler

Biyopsi:

Vücuttaki pek çok organ ya da dokunun (akciğer, karaciğer, böbrek, pankreas, tiroid, meme, kemik, lenf düğümü vb) görüntüleme eşiliğinde örneklenmesi hem hastalıkların tanısına yardımcı olmakta hem de çoğu işlemin lokal anestezi yardımıyla kısa sürede ve düşük riskle yapılabilmesini sağlamaktadır. Böylece özellikle damar yaralanması ve buna bağlı oluşabilecek kanamaların oranı azaltılabilmektedir.

Drenaj:

Özellikle karın ve göğüs boşluklarında çeşitli enfeksiyonlar, travmalar ya da ameliyatlara bağlı oluşan sıvı ya da iltihapların kateter ya da drenler vasıtasıyla boşaltılması hayat kurtarıcı olabildiği gibi, çoğu zaman mevcut hastalığın ya da tıbbi sürecin iyileşmesine önemli katkı yapmaktadır.

Tümör tedavileri (ablasyon):

Karaciğer, akciğer, böbrek, meme, tiroid, kemik vb pekçok organda oluşan sınırlı sayıda ve büyüklükteki tümörün çeşitli büyüklükteki iğneler yardımıyla yakılması (radyofrekans veya mikrodalga ablasyon) ya da dondurulması yöntemleridir.

İşaretleme:

Doku ya da organlardaki şüphe duyulan kitle veya alanların, ya da tedavi amacıyla ışınlama yapılacak bölgelerin, cerrahiye ya da radyoterapiye kılavuzluk etmesi amacıyla çeşitli belirteçler ile (mikrosarmal, tel, radyoaktif madde vb) işaretlenmesi işlemleridir.

Hepato-bilier girişimler:

Karaciğer, safra yolları ve safra kesesindeki iyi huylu ve kötü huylu tıkanıkların kateterler ya da stentler yardımıyla genişletilmesi ya da çeşitli cihazlar yolu ile taşların eritilmesi ya da çıkarılması işlemleridir. Buna sebep olan hastalıklar arasında safra yollarındaki taş ve çamurlar, ameliyata bağlı darlıklar, kanserlere bağlı darlıklar, karaciğer nakline bağlı darlıklar ve safra kaçakları, pankreas tümörleri ya da doğumsal bazı hastalıklar mevcuttur.

Üriner sistem girişimleri:

Böbrekler ve mesanede oluşan darlık ve tıkanıklıkların (tümör, taş, travma ya da ameliyatlara bağlı) kateterler veya stentler yardımıyla genişletilmesi işlemleridir.

Daha fazla bilgi için: Alo Acıbadem 444 55 44